Kıbrıs Sorunu ve Milliyetçiliğimz..
Günümüzün Türklerinin milliyetçilik anlayışının sadece içimiz içinde söktüğü bir yüzyıldayız.Anlayışımızı sadece kendimizin anladığı ve yorganın altından Dünya sesimizi duyacakmış gibi bağırmamız devam ederken size bir anımı anlatacağım..
“Daha İlköğretim 7. sınıfta tam da Kıbrıs Sorunun sesinin duyulduğu zamanda ( Uzun Bir zaman sanmayın, daha Anan Planın oylandığı dönem) arkadaşlarımızla toplanmış ve kendi aramızda siyasetten konuşuyorduk.Konu döndü dolaştı Kıbrıs Sorununa..Herkesin buluştuğu ortak nokta ise KKTC’nin ticaret ve sosyal alandaki ambargoları kalkacağı idi.Lakin bir konu üzerinde daha durmuştuk. “ Ya olmazsa” ihtimali vardı. Ben herkesin KKTC yine bizim ikinci vatanımız diyeceğini sanarken,
Hepsinin ağzından Kıbrıs’tan kurtulalım olmuştu.Ben de bu düşünce üzerine şaşırdım.Nasıl bu Türk gençliği bunu düşünebilir,nasıl verilen şehit kanlarını hiçe sayabilir, tamam bunu da geç peki orada yaşan Türk kardeşlerimiz ne olacak onları yine Rumların egemenliği altında bırakılıp sömürülmesine mi bakacağız.. Ben Bunları onlara anlatayım ama değişen bişey olmadı..”
Bunu düşündüğümde bir kanaate vardım.Bizim milliyetçiğiz diye öten gençler sıkıyı bulunca ideallerinden vazgeçiyorlar.Yani kısacası iki yüzlülük oynuyorlar. Her insana Türkçüyüz ve ülkücüyüz diye öten arkadaşlarım bir anda fikirlerinde vazgeçip caydılar.Aslında bunda gençliğin sorumluluğu yok, Siyasetçiler ve bürokratların sorumluluğu var.Her an Dünyadan korkmuyoruz diyen parti mensupları iktidarlığın koltuğuna oturunca vaatlerini unutuyorlar yada Hükümet olmanın zorluğunu anlıyorlar ve her şeyin şıp deyince olmayacağı fikrini anlıyorlar.
Ne diyelim, Kendi öttüğümüz kafesin dışına çıkınca bir anda tavuk kesiliyoruz.Allah bu millete akıl ve fikir versin..En çokta akıl versin.
17/6/2007 | Kategori:
Yazarlar
|
Yorum (1) |
Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder
Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa



