KKTC Başbakanı'ndan sert tavır

KKTC Başbakanı'ndan sert tavır

Korgeneral Kıvrıkoğlu ile tokalaşma yüzünden gerginlik yaşayan KKTC' Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, yönetme erkini koruma titizliğini her konuda sürdüreceklerini açıkladı.
21 Mart 2007 22:02
KKTC Başbakanı'ndan sert tavır

KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, halkın iradesine asla gölge düşürmeyeceklerini söyledi. Soyer, ''Halkımızdan irade almış Cumhurbaşkanının, KKTC Meclisinin, hükümetimizin, siyasi partilerimizin yönetme erkini korumak için anayasal demokratik kurallar çerçevesinde en büyük titizliği her koşulda sürdüreceğiz'' dedi. Başbakan Soyer, Bakanlar Kurulu toplantısına girerken basına yazılı bir metin okudu ve ardından soruları yanıtladı.

-''KKTC DEMOKRATİK BİR HUKUK DEVLETİ''-

Soyer, son günlerdeki spekülasyonların üzücü olduğunu belirterek, KKTC'nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu vurguladı. Demokratik hukuk devletini geliştirip kurumsallaştırmanın herkesin görev ve sorumluluğunda olduğunu belirten Soyer, ''Çünkü bu vatanımıza, insanımıza ve dünyaya karşı sahip olduğumuz temel bir görevdir'' dedi. Kıbrıs sorununun çözüm sürecinde en temel noktanın, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitlik talebi olduğunu ifade eden Soyer, Kıbrıs'ın geleceğinin belirlenmesinde Kıbrıs Türk halkının eşit taraf olduğunun referandumlarla belirlendiğini kaydetti. Soyer, Kıbrıs Türk halkının mücadelesi ve çabasına, Türkiye Cumhuriyetinin kurumlarının ve halkının da çok yönlü destek ve katkısı bulunduğunu ifade ederek, çözümün adresinin AB değil BM olduğunu vurguladıkları bu dönemde son derece dikkatli olmak gerektiğini söyledi. ''Cumhurbaşkanının, Başbakanın ve hükümetin uluslararası camiada gün geçtikçe etkisinin arttığı ortamda gelişmeleri dar çerçevede, kısır siyasi çekişmelerin sığlığına terk edemeyeceklerini'' ifade eden Başbakan Soyer, hükümetin Cumhurbaşkanıyla birlikte Türkiye'yle ortak çıkarlara dayalı bir politikayı kararlılıkla savunduğunu vurguladı.

-HALKA MESAJ: ''HALK İRADESİNE GÖLGE DÜŞÜRMEYECEĞİZ''-

Soyer, halka vermek istediği mesajı da şöyle ifade etti: ''Demokrasimizi ve kendi kendimizi yönetme konumumuzu hiçbir şekilde gölgelemememiz lazımdır. Biz halk iradesine asla gölge düşürmeyeceğiz. Halkımızdan irade almış Cumhurbaşkanının, KKTC Meclisinin, hükümetimizin, siyasi partilerimizin yönetme erkini korumayı anayasal demokratik kurallar çerçevesinde en büyük titizliği her koşulda sürdüreceğiz. KKTC'de doğduğu yer neresi olursa olsun tüm yurttaşların, ortak demokratik iradeye bağlı olarak ekonomik ve demokratik birlik temelinde demokrasi, kurumsallaşma, çözüm ve AB hedefine ulaşma çabasına hiç kimsenin kısır tartışmalarının gölgesinin düşmesine fırsat tanımayacağız.

Bu tartışmaların Kıbrıs Türk halkının 24 Nisan iradesiyle yakaladığı gelişmelere ve ekonomimizin gelişme trendine asla darbe vurmasına fırsat veremeyiz. Yerli ve yabancı girişimcilerle, Kıbrıs Türk çalışanları ve üreticiler gönül rahatlığı içinde işlerine devam etmelidir. Hiçbir şekilde Kıbrıs Türk halkının dünya ve AB'la bütünleşme çabaları geri çevrilemeyecektir.'' Meclisten irade almış hükümetin her alanda Türkiye'yle ilişkilerini en sağlıklı temelde sürdüreceğini ifade eden Soyer, gelişmelerin, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri komuta kademesiyle ilişkilerini demokratik hukuk devleti zemininde sürdürme görevlerine engel olamayacağını vurguladı.

 Soyer, farklılıkların demokratik olgunluk içinde tartışılacağını belirterek, ''görmediği olayları görmüş gibi nakleden bir basın mensubunun yol açtığı gelişmelerin, bir partinin liderliğinin de desteğiyle yaratılmak istenen provokasyonlara asla kapılmayacak olgunluğa sahip olduklarını'' kaydetti. Görevde bulundukları her günde Kıbrıs Türk halkının iradesine gölge düşürmemek için çaba sarf edeceklerini ifade eden Soyer, hükümetin görevini sürdüreceğini, halkın ve iradesinin de esas olduğunu söyledi

KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, Kıbrıs Türk halkının yalnız toplumsal direniş yıllarında değil, kendi içindeki kısır tartışmalar yüzünden tarihinin acılarla dolu olduğuna ve yaraların kolay kapanmadığına işaret ederek, ''halkın 'hainler' ve 'milliyetçiler' diye bölündüğü filmleri tekrar görmek istemediklerini'' vurguladı. Kıbrıslı Türklerin varlığını ispatlama gayretinde olmadığını, çünkü bunu çoktan yaptığını kaydeden Soyer, halka soğukkanlı olması çağrısı yaptı.

 Bakanlar Kurulu toplantısı öncesinde basına açıklama yapan Soyer, gazetecilerin gündeme ilişkin soruları da yanıtladı. Soyer, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) kurultayının Şehitleri Anma Günü'ne denk gelmesiyle ilgili bir soruya karşılık, her partinin tüzüğüyle bağlı olduğunu ve kurultayını da karar organlarının kararı doğrultusunda yaptığını belirterek şunları söyledi: ''CTP Tüzüğü, Parti Meclisi'ne kurultayı 6 ay erteleme yetkisi vermektedir. 6 ay evvel CTP Parti Meclisi kurultayın 18 Mart'ta yapılması kararını almıştır.

CTP'nin karar organlarının yaşadığımız politik gelişmeler, yerel seçimler ve sonrasında hükümet oluşumu ve yeni tartışmalar nedeniyle ihtiyaç duyduğu bir düzenlemeydi ve bunu CTP kendi hakkıyla kullandı. Hadise budur. Bundan ötürü farklı yorumlar çıkarmak doğru değildir. CTP'nin 21. kurultayında Atatürk de vardı, bayrak da vardı ve toplumsal direniş için şehit olanların anısına da saygı duruşunda bulunuldu. Şehitler Kıbrıs Türk halkının bir parçası olan CTP'lilerin ve bütün üyelerinin varlığıdır. CTP şehit, kayıp çocukları, eşleri ve onların aileleriyle doludur. Bizim kimseden milliyetçilik dersi alma veya milliyetçiliğimizi, Türklüğümüzü kanıtlama ihtiyacımız yoktur.''

-''ÇAVBELLA HERKESİN DİLİNDE''-

Soyer, kurultayda "Çavbella" şarkısının çalınmasıyla ilgili eleştirilerin anımsatılması üzerine, ''Herkes istediği şarkıyı çalmakta, dinlemekte özgürdür. Bu şarkı Kıbrıs Türk halkının 80 binlik mitinglerinde gece gündüz söylenen, en yaşlı dedelerden, nenelerden en genç insanlara kadar herkesin söylediği bir şarkıdır'' dedi. Şarkının Rumlarca çalındığı eleştirisine karşılık, bunun incelenmesini isteyen Soyer, ''Kıbrıslı Türklerin 7'den 70'e çalıp oynadığı Çavbella şarkısının miting meydanlarında, yollarda sokaklarda, barlarda kahvelerde çalındığını, CTP kurultayında söylenen onca şarkıdan da biri olduğunu'' anlattı.

Başbakan Soyer, ''Herkesin istediği şarkıyı çalmada özgür olduğu bir ülkede böylesine gelenekselleşmiş bir şarkının CTP kurultayında çalınması çok doğaldır, normaldir ve insanımız da bundan gurur duyar'' ifadelerini kullandı. Soyer, AKEL kongresinde Rum milli marşının söylenip söylenmediği ve Yunan bayrağı bulunup bulunmadığı sorusuna karşılık, Güney Kıbrıs'taki ve dünyadaki birçok siyasi partinin kongrelerine katıldığını ve katılmaya da devam edeceğini belirterek, ''Her partinin kendi metodu vardır, bunu uygular. AKEL'in kongresinde bunları görmedim, ama DİSİ'nin kongresinde bunun bir başka şekli vardı'' diye konuştu.

-SOĞUKKANLILIK ÇAĞRISI-

 Soyer, ''son gelişmelerden büyük üzüntü duyan halka mesajının ne olduğunun'' sorulması üzerine, ''Ben bütün insanlarımıza soğukkanlılık çağrısı yapıyorum. Kıbrıslı Türkler olarak biz Kıbrıs Türk varlığımızı ispatlama gibi bir gayret içinde değiliz çünkü biz bunu çoktan ispatladık'' dedi. Soyer, 21. yüzyılın Kıbrıs Türk halkının kendi ulusal ve toplumsal değerleri zemininde dünyayla bütünleşme zamanı olduğuna işaret ederek, ''Bütün enerjimizi buna ayırmamız gerekir. Kısır tartışmalarla yol yürümek mümkün değildir. Bu tartışmaları Kıbrıs Türk halkı geçmişinde çok yaşadı'' diye konuştu.

 -''MAKAMLARDA GÖREV YAPANLARA SÖYLEMEK İSTEDİKLERİM''-

Soyer, ''memlekette görev yapan, hangi makamda olursa olsun herkese söylemek istediklerini'' de şöyle ifade etti: ''Kıbrıs Türk halkının tarihi acılarla doludur. Yalnız toplumsal direniş yıllarında olan acılar değildir bunlar. Kendi içimizdeki kısır tartışmaların yarattığı acılardır bunlar. 1990'da aynı acılar yaşandı. Halk ve ülke 'hainler ve milliyetçiler' diye ikiye bölündü. Bunun yaraları kolay kapanmadı.

 Arkasından yine aynı süreçler yaşandı. Bu ülkenin meclisi tel örgülerle kuşatıldı. Bu ülkenin meclisinde bulunan siyasi partilere, hükümetlere zillet kampanyaları açıldı. İnsanlar birbirine girdi, kardeş kardeşle düşmanlaştırıldı. En son Annan Planı tartışmalarında aynı üzücü tartışmaları hep birlikte yaşadık. Biz bu filmleri tekrar görmek istemiyoruz. Kıbrıs Türk halkı buna layık değildir. Asla da olmayacaktır.''

-''HERKES BİRBİRİNİ SEVSİN''-

 Başbakan Soyer, bu çerçevede halka olgunluk ve soğukkanlılık çağrısı yaptığını belirterek, herkesin birbirini sevmesini istedi. ''Doğduğu yer neresi olursa olsun bu toprakları vatan bilen, Kıbrıs Türk halkının eşitliği için düşünce üreten ve alın teri akıtan insanlarımız asla bu tartışmalarla doğduğu yerlere, siyasi görüşlerine göre birbirlerine girmemelidir'' diyen Soyer, demokratik birliktelik, olgunluk ve Türkiye'yle işbirliği ve dayanışma içinde bütün sıkıntıların aşılacağını söyledi. Soyer, ''İhtiyacımız olan tek bir şey vardır: 21. yüzyılda demokrasimizi, ekonomimizi güçlendirmek. Kıbrıs Rum tarafının 'Kıbrıslı Türklerin demokrasisi yoktur, idare edilen varlıktırlar' diye dünyada elde ettiğimiz prestiji yıkmak için uğraştığı bir aşamada, bu tür tartışmaların kimseye faydası yoktur'' dedi.

www.haber7.com

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

21/3/2007 | Kategori: KKTC Haberleri | Yorum (0) | Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder


Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa

    Blogcu SAblonları

    RSS - Abone Ol

    Email ile Abone Ol:

    Delivered by FeedBurner

    Kategorilerim

    muratsahin Anket

    Son Yorumlar

    Bağlantılarım

    Google Tavsiye

    Pardus 2007 Destek

      Pardus... Özgürlük İçin...
      Özgürlük için Pardus...

    Son Yazılarım

    En Çok Okunan Yazılar

    Bağlantılar

    Google Reklamlar